mm arrow Eğitim makaleleri arrow Eğitimde Cinsiyet Faktörü
Eğitimde Cinsiyet Faktörü Yazdır E-Posta
İçerik İndeksi
Eğitimde Cinsiyet Faktörü
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4

Türkiye’de ve dünyada insanın verimli hale getirilmesi denince herhalde akla gelen ilk şey eğilim ve eğitime hazırlık kurumlarıdır. Özellikle konu insan ise ‘Ağaç yaşken eğilir’ atasözüyle insanda eğitim ve bilgi dağarcığı şekillenmesi nasıl başlamış ise öyle devam edeceği muhakkaktır. En azından sonraki değişikliklerin çok köklü zihni inkılap istediği bir realitedir. Bu bağlamda bizler eğitimin temeli olarak düşündüğümüz ilköğretim, lise ve kısmen de anaokulu üzerine bir özeleştiri yapacağız. Bu kurumsal yapılaşmanın daha doyurucu ve insanlığa gerçekten olabildiğince verimli olması için bazı tekliflerde bulunacağız.

Konuya temel teşkil etmesi açısından çocukla ilgili, özellikle de onun cinsiyeti üzerine bazı belirlemelerle giriş yapıp söyleyeceklerimizi bu doğrultuda sıralamak istiyoruz.



Evvela çocuk adına eğitimin temel olarak alınması söz konusu ise daha ana rahminde çocuğun teşekkülü için şartlar oluşmadan, anne ve baba adayının kendilerini bu yeni durum için hazırlamaları gerekir. Anne rahminde bu hazırlık devresinin ötesinde, terbiye yani bir anlamda tek yönlü eğitime başlanması lazımdır. Çocuğun ana rahmindeki halini ve doğana kadarki durumunu incelemeye başlamadan önce anne ve baba için kabul edilmesi gereken “ite ot, ata et” vermeme realitesini hatırlamak gerekir.

Çocuk, üç aylık dönemin sonunda yavaş yavaş canlanmaya başlar fakat beyin daha önceden başlayan bir oluşumla, doğana kadar bazı hormonların tesiriyle şekillenir. İlgili hormonların salgılanıp salgılanmamasıyla organlar henüz teşekkül etmeden cinsiyet belli olur. Artık her şey, beynin bu işaretiyle yeni oluşuma ve yapıya uymak zorundadır.

Peki acaba nedir bu şekillenme? Gerçekten beynin şekillenmesindeki fark bu kadar açık mıdır ki eğitimi etkilesin ve belirleyici faktör olsun? Evet Beyin cinsiyet üzerinde çok tesirli bir organdır” diyerek başlıyor araştırmalar ve “Zihindeki cinsi kimliğin şartlandırma ve kültür değil de biyolojik programa göre tayin edildiği gerçeğinde herhangi bir kuşkuya yer yoktur” diyerek araştırmacılar kendilerince şüpheye dahi imkan vermiyorlar.

Araştırmacı Psikolog Herbert LANDSELL, Bethesda’daki araştırma merkezinde beyinlerinin aynı bölümleri hasar gören erkek ve kadınların farklı bir şekilde etkilendiklerini keşfetti. Bu araştırmada beyinlerinin eşyaların şeklini ve içinde bulundukları uzayı kontrol eden, sağ tarafı çıkarılmış saralı bir grup ele alındı. Bu grupla beyinlerinin sağ yarıküresi hasar görmüş kadınların performansı pek az etkilenmiştir. Ancak; erkeklerin uzayla ilgili IQ testlerindeki becerilerini tamamen kaybettikleri; beynin sağ yarıküresi hasar görmüş kadınların ise hiç etkilenmediği görülmüştür. LANDSELL, dil becerisini barındıran sol yarıküre ile ilgili testler de uygulamıştır.

Yine, beynin sol yarıküresi hasar görmüş erkeklerin konuşma kabiliyetlerini kaybettiği oysa beynin aynı yarıküresi hasar gören kadınların bu kabiliyetlerinin çoğunu koruduğu görülmüştür. Aynı bölümü hasar görmüş olmasına rağmen konuşma güçlüğü erkeklerde kadınlara oranla üç kat fazladır. Bu da LANDSELLin şu sonuca varmasına sebep oldu: ‘Kadınların konuşma ve üç boyutlu mekan becerileri beynin her iki yarıküresi tarafından kontrol edilmektedir.” Bu sonuç artık genel olarak kabul edilir durumdadır. Oysa bu tür melekeler erkeklerde daha belirgin bir şekilde olup; uzay-mekan becerileri sağ yarıkürede, söze yönelik beceriler ise sol yarıkürede bulunur. Ve bu bulgular sayısız araştırmalarla doğrulanmıştır. Yine Kanadalı Sandra WITLESON beyin farklılığının erkeklerde iki değişik faaliyeti aynı arda sürdürebilmelerinde kolaylık sağladığını ileri sürmüştür.

Mesela; erkeklerin aynı anda konuşmak ve harita okumak gibi faaliyetleri kadınlara göre daha kolay sürdürebildiklerini testleriyle ortaya çıkarmıştır. Yine o, erkeklerde bu iki faaliyetin beynin farklı iki yarıküresi, kadınlarda beynin her iki yarıküresi tarafından kontrol edildiğini iki yarıkürenin çatıştığını ve böylece aynı anda konuşmak ve harita okumak gayretinde kadınların başarılı olmadığını söyler. Bu araştırmalarda beyin organizasyonlarındaki farklılıklardan dolayı uzay-mekan becerilerinde erkeklerin daha üstün olduğu, kadında her iki yarıküre tarafından kontrol edildiğinden kadınların böyle bir beceride erkeklerden daha az başarılı olduğu ortaya çıkmaktadır.



<Önceki   Sonraki>
MATEMATİKÇİ PULU
HİPERBOLİK UZAY
FOTO MATEMATİK
C.Sequin Galeri
MATEMATİK AFİŞİ
G.W.Hart galeri
KARİKATÜR
M.C.Escher galeri
MATEMATİK KİTABI
MATEMATİK FİLMİ