|
Sevgili pascal üçgenimiz bizimle röportaj yapmayı nihayet kabul etti. Kendisi ile konuşmak bizim için büyük bir mutluluktu. Kendisinin oyunu bile yapılmıştı ve görüşmeye gittiğimizde Pascal Üçgeni bu oyunu oynuyordu. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
hipotenüs bey ile üçgen restoranda konuştuk, konuştuk ve konuştuk. birlikte yemeklerimizi söyledik, -bütün röportajlarda olduğu gibi.- üçgen bir masada, üçgen bir tabakta geldi hepsi. ve herşeyden konuşmaya çalıştık. kendisinde sadece yaşlılarda rastlanabilen o iç huzuru gördüm. emekli olmayı hiç düşünmemiş olan bu kenarı işkolik zannettim ama, yanılmışım. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hayatımda yaptığım en zor röportaj bu oldu efendim. Çünkü çok dikkatli olmalıydım, karşımda geometrik şekillerin en düzenlisi vardı. Mesela, röportaj yaptığımız mekanda eşyaların simetrik olup olmadığını kontrol ettik. Sorularımızı sırayla sorduk, araya başka bir mevzu girmesin diye çaba harcadık, çok yorulduk. Böylesine bir dörtgenle bir daha röportaj yapmayı düşünmek bile istemem. Sorduğum sorulara müdahale ettiği bile oldu. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Geometriden tanıdığımız arkadaşlarımızdan Dik Prizma kendisini anlatıyor. Hayata karşı 3 boyutlu bir halde, dimdik durabilmenin mutluluğunu bizlerle paylaşıyor. Parçalardan oluştuğunu kabul ediyor ve bununla beraber bir bütün olduğunu da unutmuyor. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Çarpım tablosuyla, çarpma işleminin yapılmadığı ve deniz gören bir lokantada buluştuk. Sorularımızın bazılarını pek ilginç buldu ve hepsini bir bir cevapladı. Tabi ki çarpma işlemlerinden konuştukça konuştuk. Söyleşi sonunda yazı bitimindeki oyunu oynadık. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bu hafta, doğal sayılarla yaptığımız bir röportaj ile beraberiz, sevgili aylak ve abaküs severler. Röportaj sırasında her sayıya söz hakkı vermemiz mümkün değildi. Bu yüzden biz de, bu sayılardan bir sözcü belirlemelerini istedik. Sonra, diğerlerinden ayrıldık ve bizi bulamayacakları bir yer seçtik. Artık röportaja başlayabilirdik ve başladık. Sözcümüz çok canlı ve sevecen bir sayı. Kendisini 2 olarak biliyoruz, öyle sayıyor ve seviyoruz. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bundan ötürü, sayısal loto oynayanlara değil de, bizzat sayılara soralım dedik. Sorumuz biraz klişe ama, bakalım cevaplar nasıl? Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Siz hep bir daire içinde yaşıyorsunuz öyle değil mi?
Evet, bu doğru. Evim hep oradadır, hiç taşınmayı düşünmedim. Ama bir keresinde daha ben çocuk denilecek yaştayken, bütün işlemlerde kullanılmaktan sıkılmıştım ve sonra "yakarım bu daireyi" diye, ayrılmıştım. Bir süre dolaştım. Kendime yeni yerler bulmak için, bütün geometrik şekillere başvurdum ama, nafile tabi ki. Kimse beni kabul etmedi. O zaman daha iyi anladım, dairedeki evimdeki mutluluğumu. Sonra gittim, daireyle barıştım. Şimdi çok iyi dostuz. Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bu haftaki konuğumuz, hepimizin çok yakından tanıdığı, bidolu geometri kitabında yer alan sevgili ABC üçgeni. Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiği için, özel sırlarını anlattığı için ve hepsinden öte bizim güzel sorularımıza katlandığı için teşekkür ederiz. Kendisine de ettik ama, alışkanlık işte. :) Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bu hafta, geometri kitaplarının ilk konusu olarak yer kaplayan, iki ışın arasında kalan ACB açısı ile röportaj yaptık. Kendisi, diğer konuklarımız gibi hayli sevimli çıktı. Geometri dünyası hakkında biraz da olsa ipuçları verdi. Ya da bunu bizim zorumuzla yaptı, kendisi de biliyor, sorun söyler Yorum Yaz (0 yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|