|
Başarıda Zeki Olmanın Payı |
|
|
|
Aralık 06, 2007 16:16 |
|
Sayfa 3 / 4 NE YAPMALIYIZ? Üstün zekâlı ve yetenekli insanlar üzerine yapılan çalışmalar, bu insanların nüfus içindeki oranlarının yüzde 2 civarında olduğunu göstermektedir. Bu standart Türkiye ye uyarlandığında 60 milyonluk ülkemizde üstün zekâlıların sayısı kabaca da olsa ortaya çıkıyor. 1 milyon 200.000, yani her 50 kişiden biri üstün zekâdır. Bunları değerlendirebiliyor muyuz? Şu an için buna evet demek çok zor. Bu değerli madenler son 200 yıldır yabancı ülkeler tarafından işlenilmekte ve kullanılmaktadır. Üstün zekâ veya dâhiliğin sınırı, 130 IQ ve üstü ile başlıyor. Bu noktadan ilk yapılacak şey, bu çocukların erken yaşlarda uygun zekâ testleriyle tespit edilmesi ve kabiliyetine uygun olarak özel ve kendi öğrenme hızında eğitim ve-öğretim almalarına imkân tanınacak okulların açılmasıdır. Yukarıda anlatılan ve başarı için şart olan diğer özelliklerin de çocuklara kazandırılması için gayret gösterilmelidir. Sıkı ve disiplinli çalışma zihnin potansiyelini geliştirmek için şart olduğundan bu çocuklara ahlâkî ve disiplinli bir hayat tarzı aşılanmalıdır ki, enerjilerini boşa harcamasınlar. Ayrıca herkes, genelde zekânın bir belirtisine veya boyutuna sahip olduğundan, sahip olduğu bu kabiliyetini geliştirmek için süper gayret göstermelidir. Ve kendi performansını ortaya koymalıdır. Herkese kendi hızında eğitim yapabilme imkânı sağlanmalı ve sınır konulmamalıdır. Sınıflandırmalar ve birden fazla diploma ve eğitim almanın önü açılmalıdır. Disiplinler arası ilişkileri öğretici bir eğitim ve öğretim müfredatı hazırlanmalıdır. Önemli olan üstün zekâlıları bir yere toplayıp özel toplu eğitime almak değil, her birinin kendi hızında öğrenmesini sağlayacak ve ferdi farklılıklarını ortaya koyup geliştirecek atmosferi hazırlayıp kullanıma sunmak olduğu da unutulmamalıdır. *Çeşitli şeyler arasındaki benzerlik yoluyla düşünme, kıyas; benzerlik, andırış.
|