|
Başarıda Zeki Olmanın Payı |
|
|
|
Aralık 06, 2007 16:16 |
|
Sayfa 2 / 4 Zekâ testleri bir kişinin performansının veya başarısının potansiyel seviyesinin ne olacağı konusunda gerekli oları bütün bilgiyi sağlayamaz. Ama önemli ipuçları verir. Çocuğun zihni kapasitesinin bir bölümü hakkında sağlıklı değerlendirmeler yapma imkânı sağlar. Bu yeterli midir? Asla. Bu konudaki uzmanlar, IQ testlerinin kişilik analiz testleri, mucitlik (esnek ve orijinal farklı düşünebilme gücü, kombinasyonlu modüler) testleri; hafıza testleri (yaşa uygun genel kültür ve bilgi seviye testleri); sosyal zekâ (ailesinin öğretmenlerinin ve yakın çevrenin çocuk hakkındaki gözlemleri ve izlenimleri) pratik zekâ testleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktadırlar. Çünkü zekâ testlerinin her birinin doğruluk ve geçerlilik sınırları vardır. Bunlar her toplum ve insan grupları için dikkate alınmalı ve testler belirli gruplara uygulanarak o grubun normları, alt ve üst sınırları tespit edilmeli, sonra o gruba aday kişiler teker teker teste alınarak o grubun normları ışığında sonuçlar değerlendirilmelidir. Çünkü o çocuğun yaşadığı sosyo-kültürel çevrenin şartları hesaba katılmadan yapılacak değerlendirmeler çoğu zaman yanıltıcı olacaktır.IQ testleri gruplara uygulanmalı ve ferdi sonuçlar grubun alt ve üst sınırları dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Çünkü referans grup veya kriterler değiştiğinde IQ puanının anlamı ve kullanılabilirliği değişmektedir. İnsan bu noktada şunu sormadan edemiyor: Acaba biz bu konudaki testleri kendi insanımıza uygulayıp kendimize ait değerlendirme normlarımızı üretebildik mi ve üretilenler varsa bunları güncelleştirebiliyor muyuz? Yoksa Türkiye’de her şey zamanla çözülüyor biz bu testleri yurt dışından ithal edip tercüme ederek hemen uygulayabiliriz. Şimdilik bu yeter kanaatini mi taşıyoruz? Ayrıca çocuğun belirli yaşlarda edinmesi gereken bilgileri edinip edinmediği de ölçülmelidir. Alternatif olarak çocuğun okul başarısı, ağırlıklı not ortalaması ile genel imtihanlarda (Anadolu Lisesi, Fen Lisesi gibi) yaptığı dereceler, çocuk değerlendirilirken dikkate alınmalıdır. Günümüzde yüzlerce çeşit zekâ testi (en profesyonelinden en amatörüne kadar) geliştirilmiş olup, bunların çoğu zekânın belli bir yönünü ölçen spesifik testler şeklinde organize edilmiştir. Sürekli olarak geliştirilen ve iyileştirilen bu testlerin kültürel sorular ihtiva etmeyen versiyonları evrensel olarak kullanılabilecek seviyededir. Ancak test sonuçlarının doğru ve sağlıklı değerlendirilebilmesi için, her ülke kendi insanına ait normları ve değerlendirme kriterlerini alt ve üst sınır puanlarını, çeşitli yaş gruplan ve sosyo-kültürel çevreler için ayrı ayrı geliştirmeli ve bunları birbirleriyle irtibatlandırmalı ve normlar belirli sürelerle aktüel hale getirilmelidir ki, bu testlerin faydasını görebilsin. Özetle zekâ testlerini maden aramada kullanılan cihazlara benzetebiliriz. Zekâ testleri, sadece o kişide bir cevher olduğunu gösterir. Ama o cevherin işlenip kullanılabilir hale gelmesi, özelliklerini gösterebilmesi zekânın diğer boyutlarına ve kişilik özelliklerine (motivasyon- kararlılık- konsantrasyon-azim-çalışma ve öğrenme aşkı ve şevki gibi) esnek ve orijinal düşünebilmeye, iyi bir eğitimci kadronun elinde hayata hazırlanmasına bağlıdır. Üstün zekâlı çocuk sadece zekâsı ile değil, müzik, resim, tiyatro gibi sanat dallarında gösterdiği başarı ile de fark ediliyor. Üstün zekâlı çocuk desteklenmediği takdirde deformasyona uğruyor. Kendi hallerine bırakıldıklarında aşın uçlara gitme temayülündedirler. Bugün dünyada beyin avcıları vardır. Her ülke kendi insanındaki bu değerli madenleri bulup işlemek ve onu ülke kalkınmasında kullanmak zorundadır. Yoksa bu değerli zihin madenlerini, yabancılar gelip petrolümüzü işlettikleri gibi alır ve işletirler.
|