mm arrow Eğitim makaleleri arrow Bilim Okur-Yazarlığında Farklı Buudlar
Bilim Okur-Yazarlığında Farklı Buudlar Yazdır E-Posta

Bilim Okur-Yazarlığında Farklı Buudlar

 

Bilim okur-yazarlığı, ilmî faaliyetlerin, kültürel ve entelektüel tarihin ışığında incelenmesini gerekli kılar. Ayrıca bilimin, matematiğin ve teknolojinin temel kavramlarına aşina olmayı gerektirir. Meselâ; ilimî bir faaliyetin (girişimin) nasıl bir insan işi olduğu, bilimin yapıldığı sosyokültürel ve ekonomik sistemin bilim adamının tercihlerini nasıl şekillendirdiği, bilimlerin ortak temaları (değişim, ölçek ve ölçeklendirme. sistem, modelleme. sabitlik, denge ve teşkilâtlanma gibi), bilimdeki farklı perspektifler, insan zihninin sahip olması gereken bilimsel alışkanlıklar konularında herkesin ortak-zorunlu eğitimden geçmesini mecburi kılar. Bilim okur-yazarı olan bir kimse, olayların nasıl işlediği konusunda faydalı açılımlar sağlayan sistem, model, stabilite, değişim, Ölçek (uzay-zaman skalası), örgütlenme gibi kavramlar hakkında temel bilgi sahibidir. Sistem kavramı, sistemin, ancak her bir parçasının diğer parçalarla ilişkisi bilindiğinde anlaşılabileceğini vurgular. Model kavramı ise, varlıkların ve olayların nasıl ortaya çıktığına ışık tutan cihazlar, formüller, şekiller, bilgisayar programlan ve zihinsel imajları kullanmayı ve bunların özelliklerini tanımlamayı mümkün kılar. Farklı uzay-zaman ölçeklerinde ortaya çıkan varlık ve olayların, diğer nesnelerin ve sistemlerin davranışı üzerine etkisinin farklı olacağını da öngörür.


BİLİMİN DİLLERİNDEN BİRİ OLARAK MATEMATİK


Matematik; desenleri, motifleri ve ilişkileri, soyutlama yoluyla ifade etme bilimidir. Matematik, kendi başına bir bilim olmasının yanında fen bilimlerinin iletişiminde kullanılan ana lisan ve güçlü bir analitik âlet takımıdır. Yani bilimlerin ifade edildiği güçlü bir analitik ve sentezci bir lisandır. Teorik bir bilim olarak matematik, soyutlamalar arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaya çalışır. Bu soyutlamaların mutlaka gerçek dünyada karşılığının olması gerekmez. Çünkü teorik ve soyut matematikteki birçok keşif ve bulguların daha sonraları önemli pratik yararları olduğu ortaya çıkmıştır. Uygulamalı bir bilim olarak matematik İse, fen ve sosyal bilimlerde ve günlük hayatta karşılaşılan problemleri tanımlamaya ve çözüm üretmeye yönelik matematikî modeller geliştirmeye çalışır. Bu tür problemleri çözmeye çalışırken Önemli matematikî buluşların yapıldığı da hatırdan çıkarılmamalıdır.

Matematik, belli cevapları üretmek için belli kuralların ezberlendiği bir disiplinden ziyade, orijinal ürünler ortaya çıkaran, zihnî bir aktivitedir. Matematikle ilgili işlemler, varlıkların veya olayların bazı yönlerini soyutlar ve sembollere dönüştürür. Bu sembolleri, soyutlanmış parçalar arasındaki muhtemel münasebetleri ve bunların gerçekteki olgularla bir bağlantısının olup olmadığını ortaya çıkarmada kullanır. Bu şekilde soyutlama yoluyla matematiğin diline dönüştürülerek çalışılan şeyler, gerçekte nesneler, olaylar, işlemler, fikirler, sayılar ve diğer matematikî semboller olabilir.


BİLİM OKUR-YAZARLIĞINDA TEKNOLOJİNİN YERİ

Geniş anlamda teknoloji; insanların dünyayı anlama ve değiştirme kapasitesini artıran âletler veya ürünler kümesidir. Malzemeleri kesmek, şekillendirmek, birleştirmek, nesneleri hareket ettirmek, beş duyumuzla ulaşamadığımız noktalara ulaşabilmek, teknolojik cihazlar sayesinde mümkün olmaktadır. Mühendislik bilimi, yukarıdaki değişiklikleri gerçekleştirmek için teknolojik sistemleri tasarlama ve inşa etme işlemidir. Bu açıdan mühendisler, tasarım ve inşa aşamasında fizikî, ekonomik, politik, sosyal, ekolojik, estetik ve ahlâkî boyutları ve sakıncaları da dikkate alıp. bunlar arasında mâli-yet-fayda analizi yaparak teknolojik ürünlerini geliştirmelidirler. Ancak bu şekilde yeni üretilecek teknolojik sistemlerin insanileştirilmesi söz konusu olabilir.

Teknolojik, sosyal ve ekonomik sistemler birbirleriyle çok değişik boyutlarda güçlü bir etkileşim hâlindedirler. Sosyal ve ekonomik kuvvetler, hangi teknolojilerin geliştirileceğini, hangilerine yatırını yapılacağını ve kullanılacağını belirler. Sonuçta teknoloji de insan toplumlarının nasıl şekilleneceği ve işleyeceği konusunda şekillendirici bir rol üstlenir. Teknolojik değişimin sosyal tesirlerinin bazıları (faydaları, maliyeti ve riskleri) tahmin edilebilir iken bazıları tabiatı gereği bilinemez.


BİLİM OKUR-YAZARLIĞINI KAZANDIRMADA ÖĞRETİM STRATEJİSİ


Öğrencilerini bilim okur-yazarı hâline getirmeye çalışan bir öğretmen, öğrencilerin ayrıntılı bilgileri veya ağızdan çıkan her kelimeyi, zihinlerinde depolamalarına veya ezberlemelerine mâni olmaya çalışır. Bunun yerine, öğrencilere, dersle ilgili temel kavramları ve ilgili bilim dalındaki düşünme tarzını ve öğrenme maharetini kazandırmaya çalışır. Her konunun detaylarını ve genel bir fikri anlamalarını sağlamak yerine, anlamalarını zenginleştirici şekilde her konunun temel algoritmalarını gösteren modellerin öğrenciler tarafından inşa edilmesini teşvik eder. Meselâ: bilim okur-yazarı olan bir öğrenci, "canlı hücrelerin ana fonksiyonunu: DNA moleküllerinde kodlanmış talimatlara göre. protein moleküllerinin inşasını sağlamak" şeklinde tanımlayabil irse, işin özünü anlamıştır. Bu kişinin ribozomları ve protein sentezinin detaylarını bilmesi, ancak anlamasını zenginleştirir.

Bilim, matematik ve teknolojinin öğretimi, sistematik araştırmadan ve tecrübelerden yeşeren, beyinle uyumlu, öğrenme prensipleri ışığında yapılmalıdır. Ayrıca bilim okur-yazarlığına yönelik eğitim, ilmî araştırma ve sorgulama ahlâkının ruhuna ve karakterine uygun olmalıdır. Buna bağlı olarak, ilgili fenomenler hakkında bir seri soruyla derse giriş yapılmalıdır. Öğrenciler aktif şekilde bu sorulara ait muhtemel cevapların hipotezlerini oluşturmalı, bu hipotezleri destekler deliller ve cevaplan araştırabilmeli. yapacakları gözlem ve deneyleri tasarımlayabilmeli, uygulama plânlarının algoritmalarını oluşturabilmelidir. Öğrencilere birinci elden mekanik, optik, elektronik âletleri kullandırtarak tecrübe ve maharet kazanmaları sağlanmalıdır. Bilhassa öğrencinin merakını ve orijinalite üretmesini geliştirici aktivitelerde bulunulmalıdır. Öğrenciler arasında üçlü veya dörtlü öğrenme takımları kurarak, öğrencilerin, takım dayanışması ruhunu kazanmaları ve öğrenmesini öğrenmeleri teşvik edilmelidir.


BİLİM OKUR-YAZARI OLAN KİMSENİN ZİHNİ ALIŞKANLIKLARI


İnsan toplulukları, ortak değerlerini, tutumlarını, ve düşünme biçimlerini bir nesilden diğer nesle aktarmaya çalışırlar. Bilim ve teknolojinin sosyal hayatta önemli bir yer işgal etmesinden dolayı, bilim günlük hayatta kullanılırken, belli zihnî alışkanlıkları ve düşünme biçimlerini de beraberinde getirmektedir. Bilimi, matematiği ve teknolojiyi pratikte uygularken, bazı ahlâkî değerlerin sahiplenilmesi ve benimsenmesi gerekmektedir. Özellikle müzakerelerde ve fikir yürütmelerde delilin ve matematikî mantığın kullanımı, dürüstlük, hakikati ve doğruyu keşfetme merakı, yeni fikirlere açıklık, yeni iddiaları ve yorumlan değerlendirirken şüpheci davranma, bilim okur-yazarı olabilmek için kazanılması gereken Önemli zihnî alışkanlıklardır.

Yürütülen veya desteklenen ilmî aktivitelerin veya projelerin sosyal ve ekonomik faydalan hakkında dengeli ve bilgiye dayalı inançlara sahip olma teşvik edilmelidir. Ayrıca bilgi ve teknolojileri insanların nasıl ve hangi maksatlarla kullanacaklarına dair bilgiye, inanç ve ahlâka dayalı kanaatler ve değer hükümlerinin de tartışıldığı dersler müfredatlara konulmalı ve bu derslerde ortak akıl ve ahlâkî değerler üretilmesi teşvik edilmelidir. Oluşturulacak ahlâkî sistemin, yeni bilgi ve teknoloji üretmeye duyulan ihtiyacı köreltmemesine dikkat gösterilmelidir.

Bilim okur-yazarının matematiği anlamaya, bilhassa rakamlarla ifade edilen, ölçülüp biçilen, kantitatif konuları anlamaya karşı pozitif bir tutum geliştirmiş olması gerekir. Eleştirel düşünebilmeyi öğrenme, ilmî düşünme biçimlerinden en başta gelenidir. Eleştirel cevaplar üretebilme mahareti, yazılı ve görüntülü medyada çıkan bilim haberlerini veya bilim kullanılarak yapılan reklamları dikkatli ve eleştirel bir gözle inceleyip değerlendirebilmeyi, aynı şekilde bizzat kendisinin yaptığı iddia ve yorumlan da ön yargılarını en aza indirerek dikkatle değerlendirebilme alışkanlığını benimsemeyi gerektirir.


BİLİM OKUR-YAZARLARININ SAHİP OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER


*Gözlem yapabilme becerileri kazanma. Doğru şekilde ölçebilmeyi Öğrenme, özellikle ölçüm âletlerinin doğru kullanımı.

*Bilgisayarları kullanabilmeyi, bilgi erişim yollarını, veri analiz ve sunum yollarını Öğrenme. Basit el âletlerini kullanabilme becerisi.

*Belirli zihnî hesapları, kâğıt, kalem veya bilgisayar kullanarak hızlı ve doğru şekilde yapabilme becerileri.

*Sorulardan, yaklaşık cevaplan tahmin edebilme.

*Temel kavramları ve konunun âna hatlarını yazılı ve sözlü olarak anlaşılır şekilde ifade edebilme. Verileri tablo ve grafikler şeklinde organize edebilme bilim okur-yazarının sahip olması gereken diğer önemli zihnî maharetlerdir.


KAYNAKLAR


- Benchmarks for Science Lileracy: Project 2061 Summary. (1995). 4th Printing. American Association for the Advancemenl of Science. Washington. USA.

- Science for All Americans. Project 2061. Summary.( 1995). 5th Printing. American Association for the Advanccment of Science. Washington. USA.

- URL web adress: http://project2061.aaas.org/

Dr. Selim AYDIN

<Önceki   Sonraki>
MATEMATİKÇİ PULU
HİPERBOLİK UZAY
FOTO MATEMATİK
C.Sequin Galeri
MATEMATİK AFİŞİ
G.W.Hart galeri
KARİKATÜR
M.C.Escher galeri
MATEMATİK KİTABI
MATEMATİK FİLMİ