|
Sayfa 4 / 4 Model Eğitimde en temel ve tesirli yöntemlerden biri, çocuğa iyi model olmaktır. Yaşayarak eğitme ve iyi davranış örnekleri sunma eğitimde tartışmasız kabul edilen bir husustur. Çünkü çocukta öğrenmenin ilk ve basit şekli, çevresinde gördüğü davranışları taklit etmektir. Çocuk, öğrenmeye, bebekliğinden itibaren etrafındakileri taklit ederek başlar. Anne-babalar ve öğretmenler çocuklar için birer modeldir. Çocuğun bakışları, evde anne-baba, okulda öğretmen üzerine çevrilmiş bir kamera gibidir. Her an onları dikkatle gözetler. Onlardaki en ince detayı bile fark eder. Sonra da gördüklerini ve duyduklarını taklit eder. Ancak iyi ve kötüyü ayırt edemediğinden, model aldığı her türlü davranışı kopyalar. İyi veya kötü, hiç fark etmez. Çünkü bunları ayırt edemez. Eğer önünde duran bu davranış yelpazesi, zaman içinde sürekli tekrar edilirse, bunları davranış repertuvarına alır. Çocuk sadece davranışlarıyla değil, bütün değerleri, tutumları ve standartları ile yetişkinlere benzemeye çalışır. Bundan dolayı çocuğa dâima iyi davranış örnekleri göstermeye dikkat edilmelidir. Çocuk her yerde güzel davranışlar görmelidir. Çocuğa olumlu davranış modelleri sunmaya dikkat ederken, menfî olanlarından kaçınmaya da dikkat edilmelidir. Yalan konuşulduğunu gören çocuk bunu normal karşılamaya başlar. Zamanla şuuraltına yerleşen olumsuzlukları daha sonra söküp atmak kolay olmaz. Okul öncesi dönemde çocuktaki taklit meyli en yüksek seviyededir. Eğer çocuk anaokuluna gidiyorsa, öğretmeni örnek alır ve onun davranışını, konuşmasını taklit eder. Öğretmen sevgi dolu, sakin, yardımsever ve sorumluluk sahibi ise, çocuk da bu davranışları benimseme eğilimi gösterir. Çocukla konuşurken, düzgün ve zengin bir dille konuşursa, o da en az öğretmeni kadar iyi hitap etmeyi öğrenir ve belli bir yaşa geldiğinde kullandığı kelimeler, öğretmeninden kaptığı kelimelerden oluşur. Onun dil hazinesine 'lütfen, teşekkür ederim, Elhamdulillah' gibi kelimeler yerleştirilirse, o, her yerde bunları kullanır. Taklidin, çocuğun rûhî gelişmesinde önemli bir yeri vardır. Çocuklar, her şeyde olduğu gibi dine ait davranışları da küçük yaşlardan itibaren etrafındaki kişileri taklit ederek öğrenirler. Özellikle üç yaşından altı yaşına kadar, kendilerine 'ideal model' edindikleri yetişkin fertlerde gördükleri ibadetleri, dinî motifli her türlü davranışı samimi bir şekilde kabul ederek yapmaya çalışırlar. Meselâ öğretmenin, yemekte çocuklarla birlikte dua etmesi, yemekten sonra verilen nimetlere şükretmesi gibi davranışlar çocukta Allah sevgisini geliştirir. Bundan dolayı öğretmenin davranışlarındaki hassasiyet, sözlerinin tesiri ve istediklerine ulaşma adına fevkalâde önemlidir. Çocuk; iyi ahlâkı, iyilik telkinleriyle değil, iyi örneklerle kazanır. Öğrencisine iyi örnek olan bir öğretmen, ahlâk kitaplarından daha tesirlidir. Prof.Dr. Harun AVCI
|