|
Eğitimde Cinsiyet Faktörü |
|
|
|
Aralık 06, 2007 07:11 |
|
Sayfa 4 / 4 Erkeklerin mantık yürütmede, kızlarınsa toplama çıkarma gibi aritmetik becerilerde daha iyi olduklarını ileri süren teoriyi tartışan araştırmacılar, okulda matematik müfredatını kızlara ve erkeklere göre ayrı uygulamış, ama cinsiyetler arasında bu beceri farklılıklarının cinsiyetler ayrı ayrı disiplinlere ayrılmadan önce ortaya çıktığını görmüşlerdir. Bu durumu şu şekilde açıklayabileceklerini düşünmüşlerdir: “Matematik öğretmenleri çoğunlukla erkek olduğu ve matematik öğretiminin dili ve tutumu erkeksi olduğundan matematiğin kızların konularından olmadığı” kanısına varmışlardır. Öyleyse çok net bir şekilde söyleyebiliriz ki eğitim sistemimizi temel cinsiyet farklılıklarımızı kabul ederek ve buna uygun şekilde yenilememiz daha anlamlı olacaktır. Fırsat eşitliği terdi olarak gayeleri gerçekleştirmekte eşitlik anlamına gelir ve bu da herhalde bu yüzyılda eğitim olarak üzerinde en çok durulan yaklaşımlardan biridir. Daha çok sayıda kadını mühendisliğe teşvik etmeyi ve okullarda matematik dersinin kızlar için daha kolay bir ders olmasını gerçekten istiyorsak, matematiği kadın beynine daha uygun bir şekilde öğretmenin yollarını bulabiliriz kuşkusuz. Çocukların başlangıçtaki bu engellerin üstesinden gelebildikleri hakkında deliller vardır. Erkekler önceleri şuursuzca kızlara göre düzenlenmiş bu eğitimden dolayı zorluk çekerler ama ailelerinin bunu yapmaları konusunda diretmeleri ve erken yaşta söz konusu becerileri edinmemeleri halinde kaygılanmaları yüzünden akıcı bir şekilde okumayı yazmayı ve konuşmayı eninde sonunda öğrenirler. Ama bu tür bir diretme kızları uzay-mekana ait ilişkileri öğrenmeye sürüklemiyor; böylelikle erkek, okulda başlangıçtaki zayıflığının üstesinden gelir fakat müfredat belirli birtakım uzay-mekan becerileri gerektirdiğinde, bunu elde etmek için kızların yaşı geçmiş olur. Sonuç olarak, denilebilir ki kız ve erkek kendi platlormunda değerlendirilerek, yaratılışları gereği her ikisi de en uygun yere konmalıdır ki en faydalı ve verimli bir istitade olsun. Yine ifadelerden anlaşılıyor ki ancak böyle bir verim her iki cinsiyet grubunun ayrı ayrı değerlendirilmesi, müfredatların farklı tutulması; yaklaşımların yaratılışlarına, yaşlarının gelişimine ve anlama kabiliyetlerine göre bir metot uygulanması alınacak verimi zirveye taşır. Temennimiz bu konudaki bilimsel çalışmaların artırılması ve ilmi objektiflikle, her iki gruptan da en iyi şekilde istifade yoluna gidilmesidir. Umulur ki her fıtrat yerinde istihdam edilsin ve milleti adına her fert azami istifadeye sunulsun. Şemsettin Polat
|