mm arrow Matematik makaleleri arrow Matematik korkusunun nedenleri
Matematik korkusunun nedenleri Yazdır E-Posta
İçerik İndeksi
Matematik korkusunun nedenleri
Y
Bulgular
Sonu
Sayfa 5
Kaynak

İLKÖĞRETİM KADEMESİYLE BAŞLAYAN MATEMATİK KORKUSUNUN NEDENLERİ
Murat BAŞAR1, Metin ÜNAL2, Mustafa YALÇIN2
1Uşak Merkez Atatürk İlköğretim Okulu Sınıf öğretmeni, UŞAK
2Afyon Kocatepe Üniversitesi, Uşak Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, UŞAK


ÖZET: Öğrencilerin matematik dersleriyle ilgili olarak endişe ve korkuya sahip oldukları yönünde genel bir kanaat bulunmaktadır. Bu korkunun sadece Türkiye’de değil bütün Dünyada olduğu da belirtmiştir (Albayrak, 2000). Bunun yanında matematik dersi ilköğretim 1. sınıftan yüksek öğrenime kadar birçok programın temel derslerinden birisidir. Ayrıca öğrencilerin girmiş oldukları birçok sınavlarda matematik sorularının belirleyici olduğu da kabul edilmektedir.

Öğrenciler açısından, matematik dersi zorunlu olarak öğrenilmesi gereken bir ders olurken aynı zamanda başarısız olunabilecek bir dersmiş gibi de algılanabilmektedir. Türkiye genelinde yapılan sınavlardaki matematik dersinin başarı oranının diğer derslere göre düşüklüğü, bir anlamda bunu doğrulamaktadır. Bu başarısızlığının nedenlerin en önemlilerinden birinin de öğrencilerde var olan matematik korkusu ve matematik derslerinde başarısız olmayı kabullenme veya yapamama olduğu düşünülmektedir.


Bu araştırmanın amacı yukarıda bahsedilen matematik korkusunun ve başarısızlığının nedenlerini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla, Uşak il merkezindeki farklı okul bölgelerinde bulunan ve sosyo-ekonomik açıdan araştırmanın evrenini temsil edebileceği düşünülen ilköğretim ve orta öğretim kurumlarındaki 6., 7., 8., 9., 10. ve 11. sınıflardan seçilen toplam 833 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen ve öğrencilerin sahip oldukları matematik korkusunun nedenlerini bulmayı hedefleyen maddeler geliştirilmiş ve öğrencilere sunulmuştur. Verilerin analizi tamamlandığında frekans ve yüzde sonuçlarıyla beraber öğrencilerin sahip oldukları belli başlı korku nedenleri ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır.

1. GİRİŞ
Türkiye’de matematik dersinin zor olduğuna dair yaygın bir kanı yerleştiği gözlemlenmektedir. Öğrencide, bu zor kanısının oluşmasında çevre, aile, öğretmen vb etkenlerin neden olduğu söylenebilir. Hatta araştırmacılar tarafından yapılan gözlemlerde; matematik önemli; Resim İş, Müzik, Beden Eğitimi vb. ifade ve beceri dersleri önemsiz görme, onları dersten saymama gibi bir yanlış yapıldığı da görülmüştür. Ülkemizdeki gelecek kaygısının bulunması; meslek edinmeye verilen önemin adeta bir tutku haline ulaşmasının bu yanlış kanıyı pekiştirdiği söylenebilir.

Bu nedenle öğrenciler zihinsel gelişim sürecinin üzerinde bir zorlamaya maruz kaldığı söylenebilir. Piaget’e göre somut işlemler döneminde olan ilköğretim birinci kademe öğrencileri soyut kavramlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Somut işlemler dönemindeki öğrenci soyut kavramları anlamasının zorluğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Yapılan bir araştırmada(Kabaca 2002) matematik eğitiminde kavramların somutlaştırılmasının önemi vurgulanmıştır. Benzer şekilde gelecek kaygısının bulunması ve başarının yanlış algılanmasından dolayı; erken okuma ve yazma telaşına düşüldüğü görülmektedir.

Erken okuma telaşıyla beraber matematik dersi ikinci plana alındığı görülmüştür. Doğal sayılar arasındaki ilişkiler üzerinde yeterince durulmaması, öğrencinin kavramlar arası ilişkileri öğrenememesine neden olduğu görülebilir. Doğal sayılar arasındaki ilişkilerin bilgi basamağından kavrama ve uygulama basamağına geçilememesi problem çözme becerisinin gelişmemesine neden olabilir. Öğrenci problem çözme becerisini kazanamayabilir.


Baykul’a göre de matematikteki kavramların insan zihninde yaratılan ilişkiler olması bunları kazanabilmek için çocuğun belli zihinsel gelişmişlik seviyesine ulaşmış olmasını gerektirir. Sınav sürecindeki bu aşırı yoğunlaşma öğrencilerde ya korku oluşturmakta ya da matematiğe karşı tepki davranışı olarak ilgisizlik oluşturabilmektedir.
Ders işleniş ortamında, öğretmenin ders anlatımı, öğrenciye yaklaşımı, konuşması, şivesi, hal ve hareketleri öğrenciye itici gelerek derse karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olabilmektedir, Ayrıca öğrencinin yanlış bir ifadesinden dolayı arkadaşlarının ona gülmesi ve öğretmeninde buna müdahale etmemesi öğrencide matematiğe karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olabilir.


Bu çalışmada sorun; matematiğin yapısı ve program boyutu, öğretmen boyutu, aile ve çevre boyutu olmak üzere üç boyutlu olarak ele alındı. Bu amaçla yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlar ve çözüm önerileri sunulmaya çalışılacaktır.



<Önceki   Sonraki>
MATEMATİKÇİ PULU
HİPERBOLİK UZAY
FOTO MATEMATİK
C.Sequin Galeri
MATEMATİK AFİŞİ
G.W.Hart galeri
KARİKATÜR
M.C.Escher galeri
MATEMATİK KİTABI
MATEMATİK FİLMİ