|
Süper Öğrencilerin Yetiştirilmesi |
|
|
|
Aralık 06, 2007 07:02 |
|
Sayfa 3 / 3 TÜRKİYE’NİN BİLİM OLİMPİYATLARINDAN DURUMU Türkiye bilim olimpiyatlarında 1994 yılında kimyada sonuncu, matematikte 28. ve fizikte 7. olmuştur. Bu neticeler henüz bu sahada istenilen olgunluk seviyesine ulaşamadığımızın bir delili olsa gerek. Her ne kadar fizikte takım halinde 7.’ligi yakalamamız iyi bir işaret ve ümit kaynağı olsa da matematik, kimya, biyoloji ve bilgisayar dallarında takım halinde derece almaksızın ve hele hele ilk 10’a girmeyi gerçekleştiremeden gelecek adına ümitler beslemek zor olacaktır. Gerçi son birkaç yıldır özellikle bazı özel vakıf okullarının gayretleriyle bu 5 dalın 4’ünde ciddi bir atılım gözlenmeye başlamıştır. Fizikteki yurtdışı başarılarına benzer şekilde diğer dallarda da bu atılımların meyvelerinin en kısa zamanda alınacağını ümit etmekteyiz. SÜPER ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK BAZI KONULAR a- Koordinatör Modeli: Normal sınıflardan özel sınıf ve süperler okuluna kadar uzanan değişik eğitim alternatiflerini koordine edecek ve bu sahada tam zaman çalışacak elemanların istihdam edilmesi köklü bir çözüm gibi görünmektedir. Devlet tarafından belli okullarda ve özel sektörün kendi imkânlarıyla yapacağı böyle bir düzenleme, malî açıdan bir yük getirse de, karşılığı fazlasıyla alınacaktır. Üstün kabiliyetli öğrencilerin eğitim programlarını koordine edecek böyle bir ekibin görevlerinden bazıları aşağıda sıralanmıştır: 1.Öğretmenlerin, idarecilerin ve ailelerin görüşlerinin alınarak bölgenin veya o okulun süperler programının planlanması, 2.Programların yürütülmesi için gerekli fonların bulunması, bilgilerin toplanması vs. gibi bütün idarî yazışmaların kontrolü, 3.Özel sınıf, özel kurs, seminer vs. gibi programlar hakkında öğretmenlerle görüşülerek tavsiyelerinin alınması, 4.Programa alınacak öğrencilerin seçilmesi için öğretmenlerden bilgi alınması, 5.Ailelerden gelebilecek yardımların belirlenmesi için özel veli toplantılarının düzenlenmesi. 6.Programa katılan öğrencilerin hepsinin takip ve kontrolü için dosyalarının hazırlanması. 7. Programa katılan öğrencilerin kabiliyetlerinin ve başarılarının değerlendirilip tesbit edilmesi. 8.Programa yardım edebilecek okul içinden ve dışından uzman insanlar, belletmen ve eğiticilerle görüşülerek usta-çırak sisteminin kontrolü. 9. Özel maksatlı geziler planlanması ve düzenlenmesi. 10.Üniversiteler, araştırma kurumlan ve müzeler gibi yerlerle bağlantı kurularak gerektiğinde yardımlarına başvurulması. 11.Yurtiçi ve yurtdışından yabancı kaynakların getirilerek öğrenci ve öğretmenlerin istifadesine sunulması. 12.Programa katılan öğrencilerle zaman zaman özel dersler düzenleyerek motive olmalarının ve hedeflerini aydınlatmaya dönük konuşmaların yapılması. 13.Yapılan çalışmaların halka maledilmesi gayesiyle basın yayın organlarıyla, gönüllü kuruluşlarla ve idarî ve mülkî erkânla temas kurulması. Genel bir koordinatörün yanı sıra, fizik, kimya, matematik gibi belli uzmanlık dallarında branşlaşmış zümre koordinatörlerin de konulması şarttır. b) Entegre Eğitim Programının Gerekliliği: Üstün kabiliyetli öğrenciler için hazırlanan programlar daha çok öğrencilerin zihnî yönlerini geliştirmeyi ve bilgilerini artırmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte son yıllarda yapılan araştırmalar zekânın sadece beynin hızlı çalışmasından ibaret olmadığını göstermiştir. Aynı sebeple, uygulanan zekâ testleri, genelde, sadece zihnin fonksiyonlarını ölçtüklerinden, dehâ potansiyeli belirlemede yetersiz kalabilmektedir. Bir başka ifadeyle, sadece zekâ testleri kullanarak programa alınacak öğrencileri belirlemek yanlıştır.Melih Yalçıneli
|