header image
Akifaltundal.net Anasayfa
Matematiksel Bilgi Matematiksel Bilgi
Matematiksel Teknoloji Matematiksel Teknoloji
Matematiksel Sanat Matematiksel Sanat
Matematik Kültürü Matematik Kültürü
Matematikle Eğlence Matematikle Eğlence
İletişim
Site içi arama
1 SAYI
1 MATEMATİKSEL RÖPORTAJ
1 GEOMETRİ MAKALESİ
1 MATEMATİK FIKRASI
1 MATEMATİK MADALYASI
1 MATEMATİK REKORU
1 MATEMATİK MAKALESİ
1 EĞİTİMSEL MAKALE
1 MATEMATİKSEL ŞİİR
1 MATEMATİK YARIŞMASI
1 MATEMATİK HABERİ
1 MATEMATİK PROGRAMI
1 GEOMETRİ PROGRAMI
1 GEOMETRİ KONULU ŞİİR
1 AZERİ MATEMATİK VİDEOSU
1 MATEMATİK FRAGMANI
KULLANICI GİRİŞİ
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni hatırla
Şifre Hatırlatıcı
Hala hesabınız yok mu? Oluşturmak için
Haberler arrow Matematik haberleri arrow Roman aslında bir matematik işi
Roman aslında bir matematik işi Yazdır E-Posta
Aralık 24, 2007 04:11

Aslında onu Esmehan Aykol’un Kitapçı Dükkanı’ndan çıkartanlar olabilir. O bir romanın figüranı iken şimdi kendi romanı ile okur karşısında. Mephisto’nun sahibi, Sıfır Baskı’nın yazarı Canan Parlar ilk deneyimini anlatıyor.

Bu romanın konusunu anlatmak oldukça zor. Eğer anlatırsak kitabı okuyacaklar için filmin finalini vermiş gibi oluruz ki bu da hiç iyi bir şey değil. Dolayısıyla bu romanda bir bavul dolusu para, mafya, medya patronları, yayınevi sahibi, eleştirmenler, ısmarlama bir romanla para kazanmayı amaçlayan kahramanımız var. Düz bir senaryosu yok.

 

 Roman, iç içe girmiş hikayeleri ve sık sık değişen kurgusuyla okuru devamlı şaşırtmasını biliyor. Sıkı aksiyonun içine girmişken bunun bir başka oyunun bir parçası olduğunu, eli kanlı adamların, yoldaş gözükenlerin aslında iyi birer oyuncu olduklarını öğrendiğinizde en az roman kahramanı kadar hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Yeni aksiyonların çekimine kısa zamanda kapılırken temkini elden bırakmıyor, her şeyin bir heyet tarafından örgütlenmesi fikrine çok çabuk ısınıyorsunuz. Gerek roman kahramanının kararsızlıkları gerekse kurgunun ve anlatıcının sık sık değişmesi boşuna değil; yazar, birer gün arayla fikir değiştiren, bir gün yerlere vurduğunu ertesi günü göğe çıkartan, ne söyleyeceğinin ne yapacağının kestirilemediği bireylerden oluşan bir toplumu yansıtmak istemektedir. Yazar, değer yargılarının bu kadar hızlı değişmesini hayra yormuyor. Nitekim, kararsız, inisiyatif alamayan bireyler bunun en açık göstergesidir.

Canan Parlar yazar olarak yeniyse de yayın piyasasında bilinen bir kişi. İstiklal Caddesi’nin bir ilki sayılan kitap, kaset ve cafe üçlüsünü buluşturan Mephisto’nun sahibi. Ama bu titrin olumsuz etkisi olmaması için kitabın müsveddelerini bir arkadaşı yoluyla yayınevine ulaştırmış. Sıfır Baskı kitabını 5 yıl önce yazmaya başlamış. İlk yazdıklarını beğenmeyip uzun bir süre ara verdikten sonra arkadaşlarının ısrarı üzerine bu kitap ortaya çıkmış. Kitapta kendisi hakkında bir bilgi edinmeniz mümkün değil. Bir yazarın ilk romanla tanınmayacağını dolayısıyla bir özgeçmiş koymanın gereksiz olduğunu düşünmüş. Önümüzdeki yıl çıkarmayı planladığı yeni kitap projesi sezgilerle desteklenmiş, ön planda resim ve renklerin olduğu bir polisiye.

-Matematikle aranız nasıl? Kurgu biraz da matematik işidir denebilir mi?

Matematikle aram hep çok iyi oldu. Kurgu yaparken matematiğe müracaat etmek zorundasınız. Çünkü yüzlerce sayfayı zihninizde oluşturmak mümkün değil. Onları belli bir şekilde formüle edersiniz. Matematiğiniz kötüyse, yani formülleriniz yanlışsa kurgu aksamalarını önlemeniz mümkün olmaz. Kitabı yazarken matematiğimin güçlü olmasının çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim. Gelen eleştirilerden de bu anlaşılıyor.

-Bir yazarın en iyi okuru yine kendisi midir?

Yayımlandıktan sonrası için buna evet cevabını verebilirim. Çünkü kitaptan uzaklaşırsınız. Sizinle hiçbir bağı kalmaz. Bu kitaba da diğer kitaplara yaptığınızı yaparsınız, yani hatalarını görürsünüz, eksiklerini fark edersiniz, ufak bir değişiklikle daha iyi bir sonuç alabilecekken bunu nasıl göremediğinize kızarsınız... Ancak yayımlanmadan önce oldukça kötü bir okur olabiliyorsunuz. Kitabın hiçbir hatasını görmüyor, görebildiklerinizi de kendiniz için makulleştirecek bahanelere sığınıyorsunuz.

-Kitabınız için “bir tutunamayanın romanı” denebilir mi? Oğuz Atay’dan izler taşıyor mu?

Kitabın ana kahramanının bir ‘tutunamayan’ olduğu söylenebilirse de, kahraman bu durumunu tevekkülle karşılamıyor; aksine, tepki gösteriyor, kendince yöntemlerle karşı çıkıyor. Yani Oğuz Atay tutunamayanı ile aynı özellikleri taşımıyor. Belki aralara serpiştirilmiş çocukluk hikayelerinde bazı izler olduğu söylenebilir.

-Edebiyat benim için bir soluklanma oldu diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

12 Eylül, yani askeri darbe labirentinde dolanırken, kendinizi sürekli izleniyor gibi hissediyor, bu rahatsızlığı üzerinizden atmak için bazı yollar arıyorsunuz. Edebiyat saklanmak için çok iyi bir kapı açıyor önünüze. Odaya girip kapıyı ardınızdan kapatıyor, soluklanıyorsunuz.

-Kitabın arka kapağında “hayatının roman olduğunu düşünmeyen bir yazarın kurduğu oyun” ifadesinden hareketle şu iki yargıya varılabilir mi? Yazar yazıyla yaşamı arasına mesafe koyuyor. Yazmak da küçük bir oyundur.

Roman yazmanın insanın kendi hayatıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığını düşünüyorum. Olsa olsa yazarın yaşanmışlıklarından biriktirdiği bazı kareler belki bir yerinden giriyordur. Yoksa kasap olan bir kahramanla doktor olan bir kahramanı aynı şekilde canlandırırsınız. Düşünme, giyiniş, yaşam tarzları aynı olur ki bu mümkün değil. Yazarın yazdıklarıyla yaşamı arasında ciddi bir mesafe vardır. Kendisini mümkün olduğunca bunun dışında tutmalı ki kitaba, kahramanlarına objektif bakabilsin.

-İstiklal Caddesi’nin en büyük kitapçısı olmak kitabınızın basılmasını kolaylaştırdı mı? Yoksa...

Normal şartlarda kolaylaştırmalıydı aslında. Ancak benim durumumda ciddi zorluklar çıkardı diyebilirim. Çünkü bu bir ilk roman. Doğal olarak dışardan bakıp bakamadığınızdan çok emin olamıyorsunuz. Doğru bir değerlendirmeyi ancak bir editör yapabilir. Ama kitap sektörüne uzun yıllar emek vermiş birinin kitabına daha önyargılı yaklaşılabilirdi. Bu nedenle dosyayı Everest yayınlarına bir arkadaşım farklı bir isim altında teslim etti. Neyse ki sonuç olumlu çıktı.

-Yeni roman projenizden bahsedebilir misiniz?

Önümüzdeki yıl çıkarmayı planladığım bir projem var. Ancak ön çalışmalarını henüz bitirebilmiş değilim. Ön planda resim ve renklerin olduğu bir polisiyenin arka planı sezgilerle destekleniyor.

Muhsin Öztürk

06.06.2005

 

<Önceki   Sonraki>
MATEMATİK ŞARKI
start Player
MATEMATİKÇİ PULU
HİPERBOLİK UZAY
Escher 2. galeri
FOTO MATEMATİK
C.Sequin Galeri
MATEMATİK AFİŞİ
G.W.Hart galeri
KARİKATÜR
M.C.Escher galeri
MATEMATİK KİTABI
MATEMATİK AFİŞİ2
MATEMATİK FİLMİ
MATEMATİKÇİ ALİM
BIr CIft soz
Matematikte karsilastiginiz guclukler icin endise etmeyin. Emin olun benim karsilastiklarim sizinkilerden daha buyuktur. Albert Einstein
ZİYARETÇİLERİMİZ
Çevrimiçi 7 ziyaretçi
Ziyaretçiler: 724804