|
Yanan batarist, esrarengiz ayak izleri, romancı maymun ve şans |
|
|
|
Aralık 06, 2007 16:43 |
|
Sayfa 5 / 5 Netice Özet olarak, bir matematikçi şans faktörünün dünyada hayatı meydana getirebilme ihtimalini hesaplamaya kalktığında, bahsettiğimiz sebeplerden dolayı bu "şansa dayalı açıklamayı" akıldan uzak bulacaktır. Canlılar kompleks ve sanatlıdır. Kâinatın yaşı ve içindeki madde miktarı, bütün ihtimalleri deneyip sonunda dünyadaki çeşitli hayat formlarını tesadüfen meydana getirebilmek için çok yetersizdir. Fosil kayıtları, şans faktörünün gerektirdiği başarılı ve başarısız denemeler oranını yansıtmamaktadır. Allah'ın iradesi ve takdiri olarak tanımlanmayan ve görülmeyen şans faktörünün mahiyetini ortaya koyma sadedinde buraya kadar anlatılanlar, aynı zamanda 20.asrın başlarında yazılan Mesnevi-i Nuriye'deki, "İnkâr ve küfr yolunda nihayetsiz zorluk, iman yolunda hadsiz kolaylıklar vardır. Küfür ve inkâr yolunda hayatı açıklamak ve anlamlandırmak, buzlar üzerinde yürümeye benzer." ifadelerini de daha iyi anlamamıza vesile olacaktır. Şans faktörüne dayandırılan ve Allah'ı işin içine katmadan canlıların ortaya çıkışını ve çeşitliliğini açıklamaya yönelik evrim teorisi karşısında, tarafsız bir matematikçi şunu söylemek zorunda kalacaktır: "Aklımı çıkarıp atmadığım sürece, ben bu açıklama tarzını kabul edemem. Hayatın Yaratıcısı, ne yaptığını çok iyi bilen Âlîm, Hakîm ve her şeye Kadir bir Zât olabilir." Aklı selim sahibi bir matematikçi, çöldeki deve izine düz bir yorum getiren cahil bedevi ile aynı sonuca varacaktır: "Bir yerdeki deve tersi, devenin varlığına işaret eder. Yoldaki ayak izleri oradan bir yolcunun geçtiğini gösterir. Aynen öyle de, bütün yıldızlarıyla şu koca sema, vadileriyle ve dağlarıyla, şu yeryüzü ve dalgalarıyla deniz, hepsi tek tek ve birlikte, Kadir, Hakîm, Rahman ve Rahim olan bir Zât'a işaret eder." Mustafa TEMİZ
|