header image
Akifaltundal.net Anasayfa
Matematiksel Bilgi Matematiksel Bilgi
Matematiksel Teknoloji Matematiksel Teknoloji
Matematiksel Sanat Matematiksel Sanat
Matematik Kültürü Matematik Kültürü
Matematikle Eğlence Matematikle Eğlence
İletişim
Site içi arama
1 SAYI
1 MATEMATİKSEL RÖPORTAJ
1 GEOMETRİ MAKALESİ
1 MATEMATİK FIKRASI
1 MATEMATİK MADALYASI
1 MATEMATİK REKORU
1 MATEMATİK MAKALESİ
1 EĞİTİMSEL MAKALE
1 MATEMATİKSEL ŞİİR
1 MATEMATİK YARIŞMASI
1 MATEMATİK HABERİ
1 MATEMATİK PROGRAMI
1 GEOMETRİ PROGRAMI
1 GEOMETRİ KONULU ŞİİR
1 AZERİ MATEMATİK VİDEOSU
1 MATEMATİK FRAGMANI
KULLANICI GİRİŞİ
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni hatırla
Şifre Hatırlatıcı
Hala hesabınız yok mu? Oluşturmak için
Makalebolum arrow Matematik makaleleri arrow Yanan batarist, esrarengiz ayak izleri, romancı maymun ve şans
Yanan batarist, esrarengiz ayak izleri, romancı maymun ve şans Yazdır E-Posta
Aralık 06, 2007 16:43
İçerik İndeksi
Yanan batarist, esrarengiz ayak izleri, romancı maymun ve şans
Sans faktoru ve uygunluk fonksiyonu
Kainatin sınırları
Fosil kayıtları
Netice

Kâinatın sınırları
Ateist fizikçi Carl Sagan, evrim sürecini kastederek; "Yeterince zaman olduğu takdirde, şans faktörü mucizeler meydana getirebilir." demiştir. Bu ifade teoride doğru kabul edilebilmekle beraber, yeterli zaman olduğu takdirde şans faktörü bir mucize elde edene kadar muazzam sayıda deneme-yanılma ürünü ortaya koymalıdır. Dahası, kâinatın bir başlangıcı ve yaşı vardır; içindeki madde miktarı da sonsuz değildir. Yani şans faktörünün işleyeceği zaman ve madde kısıtlıdır. Bu durumda akla gelen soru şudur:

Kâinatın yaşı yaklaşık tahmin edildiğine göre, kâinattaki madde miktarını ve gerçekleşebilecek değişiklikleri göz önüne aldığımızda, şans faktörünün tek bir canlı hücre meydana getirebilme ihtimali nedir? Bu sorunun cevabı önemlidir. Zira şans faktörünün dikkate alınmaya değer olup olmadığını bu soru belirleyecektir. Kâinatta bütün imkânların kullanıldığı ve ihtimallerin denendiği düşünülse bile, ihtimal sınırlarının ötesindeki ihtimaller geçersiz sayılır. Dembski bu sayıyı 10-150 , yani virgülden sonra 150 sıfırın ardı ardına geldiği çok küçük bir sayı olarak hesaplamış ve bunun mânâsını şöyle açıklamıştır:


"Gözlemlenebilen kâinatta ihtimal hesabında kullanabileceğimiz veriler çok sınırlıdır. Bilinen fizikî evrende 1080 civarında temel parçacık bulunduğu tahmin edilmektedir. Dahası, maddenin öyle özellikleri vardır ki, bir fizikî halden diğerine geçiş saniyede 1045 kereden daha hızlı gerçekleşemez.

Bu zaman aralığı, kâinatta anlamlı en küçük zaman birimini teşkil eden Planck zamanına tekabül eder. Son olarak belirtelim ki, kâinat 1025 saniyeden milyarlarca defa daha gençtir (kâinatın yaşını 10 ile 20 milyar yıl arasında kabul ediyoruz). Şimdi, eğer bilinen maddî kâinatta belirli olayların gerçekleşebilmesi için en az bir temel parçacık gerekiyorsa ve Planck zamanından daha kısa zamanda hiçbir şey gerçekleşmiyorsa, bu kozmolojik kısıtlamalara göre, kozmik tarih boyunca gerçekleşebilecek toplam olayların sayısını hesaplarsak, 1080 x 1045 x 1025 =10150 rakamını geçemediğini görürüz.

Gözlemlenebilen kâinattaki bütün bilinen verileri hesaba katsak bile 10150 de l'den küçük ihtimaller imkânsız kalacaktır. Bu yüzden 10150 de l ihtimal, evrensel ihtimaliyat sınırı olarak kabul edilmektedir.

10-150 gibi küçük bir ihtimal, bize kâinatın, sadece ihtimalleri kullanarak kompleks yapılar elde edilebilecek çok küçük bir mekan olduğunu anlatmaktadır. Stuart Kuffman bu meseleyi 'Soruşturmalar' adlı kitabında tafsilatlı olarak incelemiştir.

Verdiği örneklerden birinde, 200 amino asitten meydana gelmiş ihtimal dahilindeki proteinlerin maksimum sayısını (yani 20200 veya yaklaşık 10260) ve kâinatın tarihi boyunca parçacıkların ikili olarak çarpışma ihtimalini ele almıştır. (Çarpışmaların reaksiyona girme oranının femto-saniye 10–15 cinsinden hesaplanabileceğini farz ederek, toplam 10193 çarpışma olabileceğini bulmuştur.) Kauffman'ın vardığı sonuç şudur:

Bilinen kâinatın Big Bang'den bu yana 200 amino asitten oluşan ihtimal dahilindeki proteinleri bir kere bile üretmeyi başarabilmesi için yeterli zamanı olmamıştır. Bunu daha iyi vurgulayabilmek için, şu ifadeyi kullanır: '200 amino asitten meydana gelebilecek mümkün bütün proteinlerin bir kere bile tabii olarak kendi kendine oluşabilmesi için kâinatın yaşının 1067 katı kadar bir süre gerekmektedir." (Dembski, 98) .

Şunu unutmamalıyız ki, bu evrensel ihtimaliyat sınırının kesin değerinin kritik önemi yoktur. Tabiattaki hâdiseleri açıklamak için ortaya atılan "şansa dayalı mekanizma varsayımı" hakkında yorum yapabilmemiz için, yaklaşık bir değer bile yeterlidir. Böyle bir tahmini hesaplama ile yukarıda bahsettiğimiz evrensel ihtimaliyat sınırını birleştirir ve sağduyumuzu da kullanırsak, dünyada ilk canlıların meydana gelmesini veya canlı türlerinin çeşitliliğini şansa bağlamanın akıl kârı olmadığını anlarız.



<Önceki   Sonraki>
MATEMATİK ŞARKI
start Player
MATEMATİKÇİ PULU
HİPERBOLİK UZAY
Escher 2. galeri
FOTO MATEMATİK
C.Sequin Galeri
MATEMATİK AFİŞİ
G.W.Hart galeri
KARİKATÜR
M.C.Escher galeri
MATEMATİK KİTABI
MATEMATİK AFİŞİ2
MATEMATİK FİLMİ
MATEMATİKÇİ ALİM
BIr CIft soz
Her kim ki hem tanimlar hem de boler, bir tanri olarak kabul edilmelidir. PLATO (M.o 429-347)
ZİYARETÇİLERİMİZ
Çevrimiçi 15 ziyaretçi
Ziyaretçiler: 937705
FİKRİNİZ ÖNEMLİ
Adresimiz hakkında ne düşüyorsunuz?
  
Sayfaların yüklenme hızı nasıl?